İlk Lüfer Avım!

Dünkü avdan sonra arkadaşlarla sabah erkenden kumsallık meralara gitmeye karar vermiştik. Bir yandan kalkana bir yandan da lüfere atacaktık. Lakin deniz beklediğimiz kadar yatık olmayınca sabah buluşup limana gittik. Meğer kısmet beni limanda bekliyormuş 🙂

Biz Sadık’la daha oltaları hazırlarken Kayhan yeni aldığı jigi atmaya başlamıştı denemek için. Henüz 2. veya 3. atışında güzel bir balıkla açılışı yaptı! Bu da bize moral oldu, daha da hızlanıp biz de yemli takımları suyla buluşturduk. Kayhan da sonradan yemliye geçti.

Güzel vuruşlar geliyordu, ben bir kaç balık aldım, Kayhan da aldı ama Sadık biraz şanssızdı. Sonra o da ayak üstü bir takım yapıp onunla atmaya başladı.

Üçümüz kayaların üzerinde yan yana atıyoruz, en sağda Sadık, ortada Kayhan ve solda da ben… Bir ara onlar sırayla birer balık çekti, dedim sıra bana geliyor. Ama gelmedi. Daha sonra onlar yine aynı anda birer balık aldı fakat sıra yine bana gelmedi 🙂 Bir ara Sadık yakınlarda zıplayan bir lüfer gördüğünü söyledi, ben de şakayla karışık dur o zaman sarıp yemi kontrol edeyim de o lüferi alayım dedim. Yemi kontrol edip salladıktan sonra ne kadar geçti hatırlamıyorum. Yine ufak tefek bir oynama olunca asıldım. Bu arada oltalar sürekli elimizde. Asıldıktan sonra balık oltanın ucundaydı, hem de deli bir balık. “Kayhan gelmiyor abi bu!” dedim. Ya iyi ve mücadeleci bir sarıkanattı ya da lüfer 🙂 Çok zorluyordu, makina zorlanıyordu sararken, ara ara kamışla çekiyorum balığı. Deniz balıkçılığına başlayalı aşağı yukarı 1 sene oldu, acaba ilk lüferimi mi çekiyorum diye heyecanlandım. Dünkü kaçan kalkandan sonra bu oltanın ucundaki artık her ne ise güzel birşeydi ve onu kaçırmamalıydım. Balık epey kıyıya gelince ben göremedim ama Sadık “Lüfer abi bu!” diye bağırdı. Daha sonra balığı sorunsuz şekilde sudan çıkarıp kayalardan aşırdım ve yine sorunsuz şekilde düşürmeden elime aldım 🙂 “İşte bu beee!” dedim, ilk lüferimi tutmuştum. Ölçmeye biçmeye lüzum kalmadan heybetiyle kendini belli ediyordu. Bu arada iğne dudağından girmiş ve dudağı yırtılmış, incecik dudağından çekmişim balığı. Ha koptu ha kopacak…

Fena heyecan verici bir andı. Balığı kovaya attım bir sigara yaktım. Hemen yem tazeleyip olta atayım derdine de düşmedim. Pek olta atasım da kalmamıştı aslında. Acayip rahatlamıştım 🙂 İlk lüferin heyecanıyla öncesinde ve sonrasında tuttuğum çinekop ve sarıkanatları da çok hatırlamıyorum zaten.

Sonra uzuunca bir süre vuruş olmayınca toplandık ve evin yolunu tuttuk. Balıkların 5 tanesi, ben eve götürmem bunları diyerek bana veren Kayhan’dan. Biz onu avlakta 35cm diye sevdik ama Lüfer de 32 cm geldi 🙂 Daha iyileri sizlerin olsun, rastgele…

 

 

 

Bu yazıyı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşın:

Bir cevap yazın